|
Pazar, 20 Haziran 2010 11:55 |
|
11 Şehit daha.. Neresinden başlanır artık, nasıl anlatılır? Yüreklermiz yanıyor, içimiz acıyor, hüzün yaşam alanlarımızın her karesine çökmüş durumda. Birer birer al bayrağa sarılan tabutlar giderken insanın evinden, canından içinde birşeyler gidiyor sanki. Şehitlerimize rahmet okuyacak dil tutulmuş sanki.. ağzımızı açmaya cesaretimiz kalmamış, kelimeleri seçmekte zorlanıyoruz. .... Ancak işin acı yönü bir yana, konunun basından öğrendiklerimizle bazı tahlillerini yapmak durumundayız. En önemlisi çatışma 5 saat sürmüş.Aksine bir demeç de yok. Çatışma süresince hava hareketi yapılmadı demek. O halde meşhur Apaçi helikopterlerimizi ve F16 larımızı Topkapı müzesine getirsinler, dilek tutup içine bozuk para atalım olur mu? Bir bölgede 5 saat süren çatışma var ve bazen de göğüs gögüse muharebe yapılmış.Bu mu müdafa? Bu sorulara cevaplar aranıyor. Genel Kurmayda bu timlerden sorumlu komutanlar başta olmak üzere Genel Kurmayına kadar ya istifa müeessesesi çalıştırılsın ya da görevden alma. Müdafada bu sonuç,bu bedel kalçınılmaz diyorsak, ki kabulumuz... o zaman Kuzey Irakta canlı sinek kalmayıncaya kadar operasyon yapılmalı. Filistin ki, bizim muamelesi yapıyoruz, ancak burası için yapılan siyasi kahramanlığı sadece 2010 da 150 şehidin mesullerine kendi ülkemizde yapamıyoruz.Terörün siyasi temsilcilerine, meclisdeki muhataplarına yapamıyoruz. "Gerekirse boş testiyi dolusuna çarpar kırarız, ama TECE hükümeti bu masaya oturacak" diye BDP li sözüm ona TC vekilleri devlete millete demokrasi adına meydan okuyorlar. Davos'da moderatöre söylenen "one minut" un karşılığı burada bölücü mebuslara "JUST SECOND" deyip onları devletin tepesinden alaşağı etmek delikanlılıktır. Ancak devlet sakin, bürokrat sakin, yetkililer sakin, hukuk sakin, savcılar sakin. Bu adamları yargılayacak olan meclis değil.Bu memleketin kurumları var.10 Kasmlarda, 23 Nisanlarda, 23 Nisanlarda Anıtkabire yürüyen CÜBBELİ SAVCILARIMIZ NEREDE? Meydanlarda küheylan kesilen savcılar, neden bu konuda sessiz kalıyorlar.Korkuyorlar mı, yoksa? Yani sokaktaki Ahmet amcanın, yüreğimiz yanıyor,gözyaşlarımız kan oldu içimize akıyor diyor.. Aynı ifadeleri aynı hüzn-ü kare ile devletin zirvesi söylüyor.Eee, kim çözecek? .... Dert derin yara derin, Arkadan vuran namert, Dibine girsin yerin.. ...................... - TERÖR HUKUKU YENİDEN YAPILMALI.Bu hukukun AB hukuku, uyum süreciyle ilişkilendirilmesi mümkün değil.AB de böytle sorun yok çünkü.Bizim ülkemizde savaş var, savaş.. - Dış politikada gereken diplomasiler yapılıp, uluslararası sulara girip terör estiren İsrailin cesareti kadar, kendi ülkemize sınırdan giren 250 it sürüsünün geldiği yeri, yerle bir edecek irade ortaya konulmalıdır. - TSK, çarpışma yaşandığı sürecte, açık yetki ile gerekenin yapılması konusunda siyasi iradeye hesap vermek zorunda olmamalı. - İstihbarat kadroları işini doğru yapmalı, yapamayanlar görevden alınmalı, - Bölgede olağanüstü hal uygulanmalı. - Güneydoğuyu kalkındıracağız diye milyarlarca dolar akıttığımız GAP a bölgenin kalkınması için yeteri sayıda F Tipi cezaevleri yapılmalı.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 20 Haziran 2010 12:07 |
|
Pazartesi, 17 Mayıs 2010 00:24 |
|

Ertuğrul SAĞLAM; hiç mağlubiyet almadan bir takımın antrenörlüğünden uzaklaştırılan bir spor adamı.Tıpkı çalıştığı dükkandan kovulan Edison’un hikayesi gibi. Sizce kim pişman olmuştur? ....... Orta sıralardan aldı Bursasporu..ve yeşilbeyazlı Bursaspor, adı dört büyüklerde geçen ve Ertuğrul SAĞLAM ı etik olmayan şekilde gönderen Beşiktaşa Bursayı dar etti.
Bu ne demek? Başarı ismin markası ile değil, emeğin arkası ile olur demek !.. Bu işi seneye iyice öğrenin Bursaya öyle gelin demek !.. Trabzonspordan sonra, Anadolu takımları da şampiyonluk görebilir demek !.. 4 büyükler dediğiniz takımların yanında bir takımlık daha yer ayırın demek !.. Kısacası Halep oradaysa, arşın burada demek !... Bir notda, başka bir takıma; Dereyi görmeden paçayı sıvamak yanlış, maç bitene kadar beklemeyi öğrenin demek !.. ....... İşte böyle yaptı bizim Hemşo Ertuğrul Sağlam. Samsun sporda ilk oynadığı yıl ÜniversitedeElektronik Müh. ağabeyi Atilla Sağlam aynı odada kalmıştık.Atilla ile birlikte yurdun kantininde maç özetlerini izlemeye giderdik.Yıl 1987.O yıllarda, Ertuğrul Hocanın başarısının buralara kadar geleceğini tahmin tahmin edemezdik tabii ki!.. Ama ağabeyi gibi Ertuğrul Hoca da, efendiliği,mütevaziliği , kişiliği, azimle işine olan sadakati ile fair playda hep ilk sıralarda oldu. …. Bir spor yorumcusu gibi yazmamızı beklemiyorsunuz heralde. Ben yürekli, işine ve çevresine dürüst insanların, azimle neler başarabileceğine tabık oldum. Onun keyfini yaşıyorum.Hele bu da Gümüşhaneli olunca o keyif bende zirve yaptı. Seninle gurur duyduk Ertuğrul hoca..Hem de, en az Bursaspor taraftarları kadar. Başarılarını Milli Takımla taçlandırmanı da dört gözle bekleyeceğiz,ve o görev sana çok yakışacak. Bu arada, değinmeden geçemeyeceğim, Federasyon kupasını alan Trabzonspor’a," Kupayı hakederek almadı, al gülüm-ver gülümlü bir pazarlık maçıydı" diye ifade eden spor yorumcularına da, yorum ahlakı konusunda bir ders oldu demek lazım. Kalite ve keyifle spor dolu nice sezonlar diliyorum.
Yüksel YALÇIN
|
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 07 Haziran 2010 01:34 |
|
|
Çarşamba, 14 Nisan 2010 17:18 |
|
Dün akşam BDP partisi milletvekillerinden Ahmet TÜRK e atılan provakatif yumruk gündemde infiala sebep oldu. ... Şimdi o yumruğu atana sormak lazım, Neden yaptın? Ne adına yaptın? Millet milliyet adına mı? sözde vatan bayrak adına mı? .. Peki ne oldu? Bunun provakatif bir hareket olduğunu düşünemedin mi arkadaş !.. Bu hareketin karşısında zaten bıçak sırtı sükünet darbe almaz mı? Karşı eylemlerin mala cana geleceğine ilişkin faillere karşı savunman hazır mı? Ya vicdanın? Ahmet TÜRK e yapılacak en büyük eylem, fikri eylemdir. Yanlışlarını eksikliklerini, çarpık siyasi demeçlerini fikren çürütmektir, sende bu yetenek şayet varsa tabii.. ... Bazen, yapmak istediklerimizle haklarımız arasındaki ince çizgiyi kestiremez, tabiri caiz ise bir çuval inciri berbat ederiz. Fiziki darp bizim kültürümüzün,yaşayışımızın, anlaşımızın neresinde? ... Ben inanmıyorum. Bu arkadaş olsa olsa kurulmuş biri olabilir. Bu seneryolar 12 Eylül öncesi de vardı.Bu yumruk, kavga zemini oluşturup kaos yaratıp iç barışa zeval vermektir.Bunun ötesinde başka bir şey değildir olamaz. Türk milletinin millet-milliyet, vatan, bayrak ve devlet sevgisi bu faile net ifade ediyoruz, "1. SEVİYEDE ENGELDİR". OLAMAZ.. OLMAMALIYDI.ENGELLENMELİYDİ. ... Şimdi ne yapılmalı? Kınanmalı. Bireysel ve münferit bir hadisedir, yapanı bağlar. Bu tavır toplumda kabul gören hiç bir fikri yapının ürünü değildir. Bunun ileriye dönük kalın sayfalı senaryo olmaması adına; STK lar tarafınadan kınanmalı, Asla sahiplenilmemeli. Terör örgütü mensuplarına prim verebilecek her türlü tavırdan uzak olunmalı. ... Bölücülüğü de, terörü de her bir belasıyla birlikte başımıza salanların maşa tutucularının dışarıda olduğu unutulmamalıdır. Dikkat edelim, Sakin olalım...
Yüksel YALÇIN |
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Nisan 2010 17:20 |
|
Cuma, 05 Mart 2010 09:46 |
|
SOYU KIRIK AMERİKA VE SOYKIRIM
Ebedi dost müttefikimiz dün “sözde Ermeni soykırımı”nı oylamışlar.
Ne soykırım oylamasıdır bu!..
Kaçıncı kez pişirilen temcit pilavıdır?
...
Ya Anadolu’da süngülenerek öldürülen masum kadınlarımız, kızlarımız çocuklarımız?
Ekmeğini yeyip suyunu içtikleri köyleri basan Ermeni çetelerini kim OYLAYACAK?
………
Biz de oylayalım mı?
Dünyanın dörtbir yanından aç çakallar gibi Çanakkaleye gelen Anadoluyu bitirmeye çalışan, 250 bin Türkü muhabereye çokup şehit eden it sürülerini de biz oylayalım?
Peşinden Filistini oylayalım..Topraklarına el koyduğunuz evlerinden sürgün ettiğiniz, direnenin kafasına sıktığınız “Filistin Soykırımı”nı da oylayalım?
Sonra da Afganistan…Talibanı,Usamesi,El Ivırı,El Zıvırı diye kendi ellerinizle icat ettiğiniz isimleri kullanıp masum insanlar üzerine bombalar yağdırdığınız “Afgan Soykırımını” da oylayalım…
Bir ara da kimyasal silah masalı ile girip talan ettiğiniz, katlettiğiniz 2 milyon “Irak Soykırımı”nızı oylarız…
Ya Bosna’da Avrupanın göbeğideki katledilenler? Bosna Soykırımı, onları da oylayalım mı?
Tarihten sildiğiniz Kızılderililerin kanları daha kurumamışken, siz neyi oyluyorsunuz?
...
Sicilinizde yaptıklarınızı yazacak yer kalmamışken oylamak sizin ne haddinize!..
Sizler, dünyada soykırım oylayacak en son ülke olabilirsiniz.
Sözde topraklarımızda yaşayan Ermeni vatandaşlarımızı bize karşı kıştırtarak, kürt ve ermeni hesapları üzerinden iç karışıklıkla kaos ortamı sağlayacaksınız...
Yemezler beyler..
Bu oylarınızla artık ilgilenmiyoruz.
Tarihde kimlerin soykırım yaptığını, kimlerin soylarının kırık olduğunu artık herkes biliyor.
Her yıl size; lütfen soykırım demeyin, soykırımı tanımayın diye mi yalvarmamızı bekliyorsunuz? Oylayın, oyalanın umrumuzda değil...

|
|
Son Güncelleme: Pazar, 16 Mayıs 2010 08:43 |
|