Skip to content
Bulundugunuz Sayfa:
TARIM NEFESSİZ KALDI Yazdır e-Posta
Cuma, 19 Şubat 2010 22:19

Vaktiyle tarım ülkesi idi Türkiye.İklimi ve coğrafyası her türlü tarıma elverişliydi.Ancak gelişimde bir yol ayrımı kondu önümüze.Ya sanayi ülkesi olacaksınız ya tarım.Sanki sanayide gelişme yaşanırken tarım yasakmış  gibi?


Dolayısı ile bizde karar vermek durumunda idik.Ve sonunda sanayi ülkesi olmaya karar verdik..olduk mu peki?
Bugün ne yerli otomobilimiz, uçağımız, helikopterimiz,televziyonumuz(hemen şaşırmayın %80 ni dışarıdan geliyor)  ne de cep telefonu imalatımız var. Yani neredeyse her iki kişiden birinin kullandığı büyük pazarlara sahip ürünleri bile üretemiyoruz.4 sınıf bir üretim sektörü olan montaj üretimine  sahibiz.Avrupanın 15 yıl önce kullandığı teknolojiye yeni yeni geçiyoruz. Endüstriyel üretimin adı var sadece. Peki tarım ne oldu?

.........
Genetik mühendisliği  uyuyunca, tohumlarımızı İsrail’den alır olduk.Hem de çekirdeksiz.

-          Ne demek? ekersin çekirdeksiz-tohumsuz biter.Dolayısı ile bir kerelik.

-          Peki almak zorundamıyız? Eee , tohum üretim sistemi yok, mecburuz.Neden üretelim ki İsrail bizim yerimize üretiyor.  

Mazot  çok pahalı.20  dönüm yeri ekerken,  biçerkenki tüm  giderler,  tahıldan çok pahalı olduğu için üretmenin anlamı kalmıyor.Bir çuval unu 12 liraya mal ediyorsun, 10 liraya zaten satılıyor.Memleketin güzelim elmaları dururken Brezilyadan elma ithal ediyoruz.İşte tarımı bitiren zihniyet burada.

-          Peki nereye kadar? El cevap, gık edene kadar.Yani artık satın alacak paramız kalmayacak, karnımız da aç olacak, ondan sonra çözümü düşüneceğiz.

Efendim, ülkenin geleceği için sanayiden daha önemli Endüstriyel tarımdır.İnsan varolduğu sürece yiyerek tüketen varlıktır.Teknolojiyi ilerletir, bir gün bindiğimiz arabaların fiyatları  1000 USD lara da çekebilirsiniz, ancak tarımdan vazgeçemezsiniz.İnsanoğlu yaşadıkça, yer tüketir..O halde çözüm nedir?

-          Devlet, endüstriyel tarımı diğer sektörlerden açıkara desteklemeli.

-           Burada çalışan işçinin sigortası olmalı, çalıştıran sigorta ödememeli.

-          Toprak reformu yapılmalı, ağalık bitirilmeli, kooperatifçilik desteklenmeli.Kooperatif ve İşletmecilik okulları her ilçe ve büyük köylere verilmeli.Halkı endüstriyel ve verimli tarıma teşvik etmeli.Tarım için Mazot, karnelenmeli, vergi alınmamalı, dönüm başına destekler artırılmalı, birlik yönetimleri oluşturulmalı, bürokrasi bu sistemleri denetlemeli ve verimliliğini artırmalı.

-          Develtin bakir arazileri(stratejik saha dışındaki tarım alanları) kiralanmalı, ağaç dikimlerine de teşvik verilmeli.

-          Tarım ürünlerini işleyen fabrikalara(un, meyve suyu)  teşvikler(sigorta,elektrik,gazda dibe giden indirim) artırılmalı, köylü arazisini ekmeye teşvik ettirilmeli. Arsasında 2 yıl üst üste tarım yapmayan köylü, tarım yapacak başka bir köylüye arazini ücretsiz vermeli,  vermeyecekse ya da daha fazla emlak vergisi ödemeli. (bu defa tarım yaptırmak için müşteri arayacak)Verecek kimse yoksa köy ve denetim birliğinden ekecek kimse yok muvaffakatname almalı.

Sonuç: Eken, ektiğini yiyen ve satan sistemler reçete edilmeli.Aksi halde, yurtdışında  zaten  yapılıyor, bizde alır yeriz zihniyetyi ile bugünü kurtarırız, ama gelecek neslimiz ne yapar, bilemeyiz.Tarım alanlarımız var, sularımız var,Lütfen endüstriyel tarıma dönük projeler üretelim, Tarım biterse biteriz..